Sonra gün geldi... Hafif bulutluydu ama gene de aydınlattı.
“Ama, çok incittiler beni gün...”
“Yukarı bak.”
“Bulutlar var, arkalarında belir belirsiz güneş duruyor, ay gitmemiş daha...”
“Daha yukarı bak.”
“Buradan görünmüyor.”
“O zaman yüksel.”
Yüksel, yüksel, yüksel! Yankı... Bulutların üzerinde çalan, tanıdık şarkı...
yo se que no vendras,
por eso ya, tanto al olvido
dejar un nuevo amor tanto mejor
ay como el mio
deja e ir a vivir
ay de este mundo de tristeza
deja e ir a vivir, ay mi manera
yo quiero ser, ay nada mas
me quedare y recordar
un nuevo amor tanto mejor
quisiera olvidar tanto lo mejor
quisiera vivir, ay nada mas
oh, si, "my way"
gözlerimi kapadım, ellerimi açtım, avuçlarımda oynaşan dalgalar... derin, çok derin bir nefes... geçip giden görüntüler... mavinin kucaklayışı... kalbimin atışını duyuyorum, o her an benim için atıyor, birden kendi gözlerimi gördüm, gülümsüyordu, o bakışın ne anlama geldiğini biliyordum...
gözlerimi açtım, parmaklarımla, parmak uçlarıma fısıldayarak dokundum: “Kendini hisset.”
*A mi manera
biliyorum ki gelmeyeceksin
o yüzden bunca unutacak şey..
böyle benimki gibi yeni bir aşkı terk etmek çok daha iyi..
terk etmek ve bu üzgünlük dünyasında
kendi yolumca yaşamaya devam etmek..
sadece olmak istiyorum
başka hiçbir şey değil
kalacağım ve yeni bir aşkı hatırlayacağım
bu çok daha iyi
unutmak istiyorum
bu çok daha iyi
yaşamak istiyorum
başka hiçbir şey değil
evet, kendi yolumca..
.
0 yorum yazılmıştır